Vecihi Hürkuş

İstikbal göklerdedir!

Türk havacılık tarihinin şüphesiz en önemli ismi Vecihi Hürkuş‘tur.

Bütün ömrünü Türk milletine hizmet etmekle geçirmiş, dönemin yoksulluğu, imkansızlıkları içinde sayısız başarıya imza atmış, ilkleri gerçekleştirmiştir. Hepimizin kendisine büyük bir borcu vardır.

Peki Vecihi Hürkuş kimdir?

Küçüklüğünden itibaren uçak uçurmak istemiş, sonunda Tayyare Mektebi‘ne gidip pilot olmuştur. 1. Dünya Savaşı‘nda düşman uçağı düşürür. Sonrasında Ruslar tarafından esir alınır, fırsatını bulunca anavatana kaçar. Kurtuluş Savaşı sırasında başarılı keşif uçuşları yapar, üstelik bir de Yunan uçağı düşürür.

Vecihi Bey, TBMM tarafından 3 kere takdirname alan yegane isimdir.

Yunanlılar’dan ganimet olarak alınan motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eder ve 28 Ocak 1925’te “VECİHİ K-VI” adını verdiği uçağını uçurur. Ancak gelin görün ki; bu eşsiz başarısından dolayı ödüllendirilmek yerine cezalandırılır.

Zira Vecihi Hürkuş, o tarihte uçağa uçabilirlik sertifikası verilmesi için yetkin bir heyet kurulamaması sebebiyle sertifikasız ve uçuş izni almadan uçtuğu için cezalandırılmıştır. Bunun üstüne hava kuvvetlerinden ayrılır.

21 Nisan 1932‘de ilk Türk Sivil Tayyare Mektebini kuran Hürkuş, ilk kadın sivil pilotumuz olan Bedriye Tahir Gökmen‘le beraber 12 pilot yetiştirir.

Vecihi Bey’in yaptığı işlerin ve başarılarının farkına varan Atatürk, Türk Kuşu adı altında yeni bir çalışma yolunun açılmasını ve Vecihi Bey’den yararlanılmasını emretmiştir. Bunun üzerine 1937 yılında Türk Hava Kurumu, Hürkuş’u mühendislik eğitimi alması için Almanya’daki mühendislik okula gönderir.

1939 yılında mezun olarak ülkesine dönen Vecihi Hürkuş’a iki yılda mühendis olunmaz gerekçesiyle uçak mühendisi ruhsatı verilmez.

Son girişimi olarak, 1954 yılında Hürkuş Havayolları‘nı kuran Vecihi Hürkuş’un burada da yüzü gülmez. Kazalar, kaçırılmalar ve sabotajlar gibi sebeplerle şirket uçuştan men edilir.

Vecihi Hürkuş 16 Temmuz 1969’da, ne yazık ki; açlık ve sefalet içinde hayata veda etmiştir.