İskitler (Sakalar)

İskitler (Sakalar), Avrupa‘nın doğusu (Kırım ve Pontik Bozkırları) ile Orta Asya‘da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi‘ni de içine alan bölgelerde yaşamış göçebe bir toplumdur. İskitler için Grek kaynaklarında “Skythai“, Asur kaynaklarında “Aşguzai“, Pers kaynaklarında “Saka” ve Çin kaynaklarında da “Sai” adları ile geçmektedir.

İskitler, M.Ö. 713 yılında, Hazar Denizi’nin doğusunda bulunan yurtlarından çıkarak Azak Denizi çevresindeki Kimmerler’i önce Kafkaslar’ın güneyine doğru sürmüş, daha sonra da bunlardan geriye kalanları kovalayarak Kafkaslar’daki geçitleri aşmış; M.Ö. 680’de de Urmiye Gölü civarında yaşamakta olan Asurlular’ı tehdit eder konuma gelmiş oldukları tarihi kaynaklarda kayıtlıdır. M.Ö. 665’lerde Kür ve Aras Nehirleri boylarına yerleşmişlerdir.

İskit Toprakları

İskitler’in adına ilk kez Asur kaynaklarında rastlanmaktadır. Asur kaynaklarında; Ahemen Yazıtları’nın Akadça kısmında Sakalar, “Aşkuzai”, “Asguzai” ya da “İşkuza” isimleriyle geçmektedir.

İskitler Asurlar ile çok önemli ilişkiler kurmuştur. Asur hükümdarlarından Asarhaddon (M.Ö. 680-668) devrine ait bir vesikadan nakledilen bilgiye göre, ülkesinin kuzey ve kuzeydoğu sınırlarını tehdit eden Kimmer ve Mannalar’ın saldırılarını bertaraf etmek maksadıyla İskit hükümdarı Bartatua ile anlaşmayı tercih etmiş ve kızını Bartatua ile evlendirerek, İskitler’in, Kimmer ve Mannalar’a karşı savaşmasını sağlamıştır.

Heredot’a göre, önceden Kimmerler’e bağlı olan İskitler, Don Nehri ağzına (denize döküldüğü yere) geldikten sonra Kimmerler ile giriştikleri kıyasıya mücadeleden galip çıkmışlar, bunun üzerine; Kimmerler de Kolçis’e giden sahil yolundan güneye göç etmişlerdir.

Saka” adı İskitler’in Ön Asya’ya doğru yayılanları için İranlılar tarafından kullanılmıştır. Yunanlılar da, Pers ve Helen imparatorluklarıyla yapmış oldukları mücadeleler sonucunda batıya doğru göç ederek Karadeniz çevresinde yerleşen İskitler için “Scythe” adını kullanmışlardır. Hazar Denizi ile Aral Gölü arasındaki kola, Masaget/Massaget denilmiştir. Sakalar’ın doğuya ve güneye yayılan kollarına Suğdak yani Soğdlar karışmışlardır.

İskitler’in İran dili konuştuklarına ait teoriler için henüz yeterli bilimsel kanıtlar sunulamamıştır. İskit kültür ve uygarlığı ondan sonra gelen Türk devlet ve halklarında yer bulmuştur.

Hem kurganlardan çıkan arkeolojik kalıntılar, hem de Herodot‘un tarih kitabı ile benzeri kaynaklar İskitlerin bir kısmının atlı göçebe, bir kısmının ise çiftçi bir hayat yaşadığını göstermektedir. Çiftçi İskitler’in de bildiğimiz anlamda yerleşik hayat yaşamadıkları, yarı göçebe oldukları anlatılmıştır.

İskitler pişmiş topraktan kap kacak yapmayı biliyorlardı. Kurganlarda İskit hayvan motifi ile işlenmiş pişmiş topraktan kap kacak bulunmuştur. Bunun yanı sıra İskitler maden işlemeyi de biliyorlardı. Bronz ve bakırı sıcak (eriterek), demiri soğuk işleyebiliyorlardı. Çeşitli kurganlarda bulunan altın eşyalar altını da iyi bir şekilde işlediklerini göstermektedir. Maden eritmede kullanılan odun kömürünü de İskitler üretmiştir.

İskitler'e ait Altın Tarak, Hermitage müzesi, St. Petersburg, Russia.
İskitler’e ait Altın Tarak, Hermitage müzesi, St. Petersburg, Russia.

İskitler, kısa kılıç ve mızrak kullanmış olsalar da en bilinen silahları ok ve yaydır. İskitler atlı okçulardı. Ayrıca Heredot, İskitler’in “aybalta (teber)” da kullandıklarını yazmıştır.

İskit savaşçıları gösteren bir rölyef; Kırım'daki Kul-Oba Kurganı'ndan bir Elektrum-Kupası'ndan, MÖ 400. (Ermitaj, St. Petersburg)
İskit savaşçıları gösteren bir rölyef; Kırım’daki Kul-Oba Kurganı’ndan bir Elektrum-Kupası’ndan, MÖ 400. (Ermitaj, St. Petersburg)

Silahları ile gömülmüş çok sayıda kadın kurganı bulunduğundan, İskitler’de kadınların da savaşçı (asker) oldukları bilinmektedir.


Kaynakça;
Ayhan Balaban, İskit, Hun ve Göktürklerde Sosyal ve Ekonomik Hayat, T.C. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eski Çağ Tarihi Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2006.
Peter B. Golden, Edited by Lars Johanson, Christiane Bulut Turkic-Iranian contact areas: historical and linguistic aspects, Otto Harrassowitz Verlag, 2006.